EBEYİZ HEMŞİREYİZ HAKLARIMIZIN PEŞİNDEYİZ

EBEYİZ HEMŞİREYİZ HAKLARIMIZIN PEŞİNDEYİZ

Hemşirelik ve ebelik mesleği insanlık tarihi kadar eskidir. Yeni bir canlının doğması ve yaşaması için ebeler tarihin her döneminde vardılar ve yaşamı yeniden yeniden üretmek için görev aldılar. Hemşirelerde tarihsel süreç içerisinde şifacılık ve sağaltım görevi almış toplum sağlığı ve koruyucu sağlık hizmet kapsamında rollerini oynamışlardır. İki meslekte günümüzde tarihsel bağlamından kopartılarak özerk ve özgün yapısı yok edilmeye, değersizleştirilmeye ve meslek olarak dahi ifade edilmeyerek görünmez kılınmaya çalışılmaktadır.

Günümüzde ebelik mesleğini hala kadınlar yürütüyorsa da hemşirelik mesleği artık erkekler tarafından da yürütülmektedir. Fakat bakım hizmeti kadın ile özdeşleştirildiği için toplum tarafından hemşirelik mesleği hala kadınlara özgü ve kadınların yapması gereken bir meslek olarak algılanmakta ve erkek hemşireler hemşire olarak görülmemektedir. Geçmişten bugüne ataerkil zihniyetin kadın üzerinde ki baskısı ve kadın emeğini görünmez kılma çabaları, hemşirelik ve ebelik mesleğinde de bu bağlamda görülmeli ve mücadele edilmelidir.

 

Sağlıkta dönüşüm programı adı altında neoliberal politikaların sağlık alanında boy göstermesi ve adım adım hayata geçirilmesiyle sağlık piyasalaştırılmış ve pandemi ile birlikte alt üst edilen sağlık sisteminin nasıl sağlıksızlık ürettiğine hepimiz tanıklık ettik.

Küresel pandemi ile mücadelede en ön safta sağlık emekçileri olduğu halde acil eylem planları olmadığı için sağlık emekçileri bir çok sorunla karşı karşıya kalmıştır. Zaten yıllardır sağlık alanında ihtiyaç dahilinde yeteri kadar ebe ve hemşire istihtam edilmemiş ve az kişi ile çok iş yapılmaya çalışılmıştır. Personel eksikliğinden kaynaklı covid 19 bulaş risk grubu altında bulunan sağlık emekçilerine diğer kamu çalışanlarına verilen izinler dahi verilmemiş ve yoğun çalışma temposuna girilmiştir.

Pandeminin uzun yıllar süreceği ön görülerek ebe ve hemşire mesleğinde ki personel açığı derhal güvenceli istihtamla giderilmelidir.

Sağlık hizmeti bir ekip çalışmasıdır. Malesef  hekim merkezli sağlık sisteminden kaynaklı pandemi ile mücadelede diğer sağlık emekçileri ve özellikle ebe ve hemşirelerin çabası ve emeği görülmemiştir.  Ebe ve hemşireler triajdan filiasyona, tanıdan tedaviye sağlık hizmetinin bütün süreçlerinde kişisel koruyucu donanımların yetersizliği, sürekliliğinin sağlanmasındaki sorunlar ve bağış yoluyla elde edilen KKE’lerin güvenirliliğinin olmayışı ile ilgili bir çok sorunla baş etmek zorunda kalmışlardır.  Hastalık riskiyle burun buruna yaşayan sağlık emekçileri yaşatmak için yaşamalıyız şiarıyla toplumsal bir duyarlılık ve farkındalık yaratmaya çalışmışlarsa da 10 bini geçen sağlık emekçisi covid 19 hastalığına yakalanmış ve 30 u aşkın sağlıkçıda hayatını kaybetmiştir. Sağlık emekçilerinin yakalandıkları covid 19 un iş kazası ve meslek hastalığı olarak tanımlanması bu noktada çok önemlidir.

Ebe ve hemşireler bulaş riskine karşı alınan önlemler çerçevesinde haftalardır evlerinden, ailelerinden ayrı yaşamak zorunda kalmaları,  yaşamlarının altüst olmasının yanı sıra çocuklarından, eşlerinden, ana-babalarından uzakta olmanın psikolojik travmasını da yaşamaktadırlar.

Hal böyleyken bütün sağlık emekçilerinde olduğu gibi ebe ve hemşireler fiili hizmet süresi zammına dönük çıkartılan uyduruk, derde deva olmayan yasadan yani yıpranma payından hak ettiği kadar faydalanamamaktadır.

Bu yasanın derhal geri çekilmesi bütün sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini ve geçmiş çalışma yıllarını kapsayacak, fiili çalışma şartını kaldırılarak 5 yıla 1 yıl yıpranma payı verilmesini istiyoruz

 

Yıllardır ebe ve hemşire olarak mücadele ettiğimiz taleplerden biri olan 3600 ek gösterge hakkımızı seçim propagandası yaparak, oyalayarak zamana bırakarak vazgeçmemiz beklenmektedir. Oysa ki Hakkımız olan 3600 ek göstergesinde ısrarcı ve kararlıyız. Bu hakkın tüm sağlık ve sosyal hizmet iş koluna bütünlüklü olarak verilmeli.  Ve en düşük ek gösterge 3600 den başlatılarak kademelendirilmelidir.

 

Pandemi süreciyle birlikte performans sisteminin adaletsizce dağılımı bir kez daha ortaya çıkmıştır. Ekip anlayışı içerisinde sunulması gereken sağlık hizmetinin performans sistemiyle birlikte iş barışını bozmuş ve çalışan sağlık emekçileri hak ettiği ücreti alamamıştır. Müjde diyerek getirilen her uygulamanın toplumsal algının yönetimi olduğunun farkında olan biz sağlıkçılar, sağlık bakanı tarafından 3 aylık tavandan verileceği söylenen ek ödemenin bizce hükmü ve gerçekliği yoktur. Çünkü pandemi sürecinde sağlık hizmeti veren ASM ve ortak kullanım kapsamında olmayan üniversite hastanelerinde emek veren ve aynı riskle karşı karşıya olan  ebe ve hemşireler bu kapsamın dışında bırakılmış ve yok sayılmışlardır.

Ebe ve hemşireler olarak hastaneler de aynı işi yaparken farklı istihdam biçiminin olması,  iş ve gelir güvencesizliği, yoğun nöbetler, düşük ücret, riskli çalışma koşulları, performans sistemi, toplam kalite yönetimi anlayışı, emekliliğe yansımayan ek ödemeler ve ek ödemelerin katsayı hesaplamalarında ki adaletsizlikler ile daha çok çalışıp daha az ücrete mahkum ediliyoruz. Performansa dayalı ücretlendirmeden derhal vazgeçilerek ülkemiz deki ekonomik krizde göz önünde bulundurularak temel ücretin en az yoksulluk sınırının üstüne çıkarılması ve yapılan/yapılacak olan tüm ek ödemelerin emekliliğe yansıtılacak şekilde düzenlenmesini istiyoruz.

Salgınla birlikte toplumsal sağlığın, sağlık hizmeti sunumunun ve sağlıkçıların önemi bir kez daha gün yüzüne çıkmıştır.  Toplumsal yaşamın ve sağlığın en önemli dinamiği olan ebelik ve hemşirelik mesleğinin ekonomik, özlük ve sosyal taleplerini bir kez daha yeniliyoruz.

  1. Ebe ve hemşirelik mesleğindeki personel açığı güvenceli-kadrolu istihdam ile giderilmelidir.
  2. İş yerimiz de pandemi ile her açıdan  daha fazla artan  baskı,  mobbing ve şiddetin   ortadan kaldırılmasını istiyoruz
  3. Covıd 19’un iş kazası ve meslek hastalığı olarak kabul edilmesini istiyoruz
  4. Ebelik ve hemşirelik yasası yeniden düzenlensin, meslek tanımlamalarımız net olarak belirlensin istiyoruz
  5. Esnek kuralsız çalışmaya karşı; iş güvencesi, can güvencesi, güvenceli çalışma koşulları istiyoruz
  6. Her iş yerinde 7 gün 24 saat açık, ücretsiz ve anadilinde kreş hizmeti istiyoruz
  7.  Khk ile ihraç edilen, güvenlik soruşturması bahanesi ile bekletilen ve ataması yapılmayan ebe hemşireleri acilen göreve başlatılmasını istiyoruz
  8. 4B, 4C, 4D, taşeron, vekil, sözleşmeli, ücretli olarak çalışan ebe ve hemşirelerin kadroya geçirilmesini istiyoruz.
  9. Sağlığımızı korumak için uygun sayıda ve nitelikte, kadın emekçiler için kadın dostu kişisel koruyucu ekipman istiyoruz

 

Sermaye için değil toplum sağlığını önceleyen tüm ebe ve hemşirelerin 5 Mayıs Ebeler günü ve 12 Mayıs Hemşireler gününü kutluyoruz. Haklarımız için daha çok örgütlenmeye, dayanışmaya ve Birlik Mücadele için SES’te örgütlenmeye çağırıyoruz

 

Ebelik ve Hemşirelik Haftası

Etkinlik Programı

 

  • 11 Mayıs 2020 Pazartesi günü SES İzmir Şube binasında Basın Toplantısı,
  •  11 Mayıs 2020 Pazartesi günü saat 21.00’de sosyal medyada hashtag çalışması,
  •  12 Mayıs 2020 Salı günü saat 21.00’de “İlk SES’ten Son Nefese” Belgesel Gösterimi,
  •  13 Mayıs 2020 Çarşamba günü taleplerimizi içeren videoların hazırlanıp paylaşılması,
  •  14 Mayıs 2020 Perşembe saat 19.00 Doç. Dr. Özlem ÖZKAN’ın katılımıyla Youtube kanalımız üzerinden Söyleşi,
  •  15 Mayıs 2020 Cuma günü İşyeri önlerinde taleplerimize ilişkin basın açıklamaları yapılacak, bu tarihte uygun olmayan işyeri ise aynı hafta içerisinde uygun olan tarihlerde basın açıklaması yapacaktır.